Bilgi Teknolojileri
    
     Çocuk Gelişimi

     Eğitim Yaklaşımları

     Kültür Sanat

     Spor ve Sağlık

     Rehberlik













 







 
 
 DİSİPLİN VE CEZA

zde öyle değil midir? Disiplin sözcüğünü duyduğumuz andan itibaren ceza sözcüğüyle çağrışım yapar. Ne yazık ki, çocuklarımız disiplin kelimesini kendilerine; anne – babaları, öğretmenleri tarafından terbiye vermek için yaptıkları bir baskı olarak görür ve çoğunlukla “cezalandırma” ile eş anlamlı değerlendirir. Oysa ki, disiplin sözlük anlamıyla “düzen” demektir. Yani belirli yöntem, ilkelere göre kurulmuş olan durum ve uyumu kasteder. Bu nedenle disiplin, kişinin düzen sağlaması, düzenli yaşaması-dır diyebiliriz. Ailede disiplin dediğimiz de ise, aile bireylerinin belirli bir düzende yaşmalarıdır.

Dolayısıyla önlemlerle, evin, ailenin düşüncelerine, değerlerine uygun yapılması ve yapılma-ması gereken davranışları içeren bir davranış düzeni sağlanır. Yemek düzeninin olması akşam yemeğinin birlikte yenmesi, televizyon izleme, diş fırçalama, yatma saati, bilgisayarda vakit geçirme gibi durumlar aile tarafından çocukların sağlıklı gelişimleri için bilinçli olarak düzenlenmiştir. İşte bu nokta da çocukların düzenlenen bu durumları algılayış biçimlerinin ne olduğu önem taşımaktadır.

Kimi zaman ne yazık ki çocuklarımız bu durumları kendilerini kısıtlamak, engel-lemek için yapıldığını düşün-mektedirler. Çocuklarımızın disiplini olumsuz algılamaları; sınırlara ve kurallara uyulmadığı takdirde bir cezayla karşılaşacaklarını düşünmelerine neden olan, düzenin “nasıl” yapıldığıdır. Aşırı katı kuralların olması, çocuğun gelişimine katkı sağlayacak fırsatların sağlanmaması durumunda varolan düzene yönelik yapılması istenen davranışların yerine getirilmesinde inatlaşmalara, güç çatışmalarına neden olabilmektedir.

Yapılan açıklamalara bağlı olarak, “disiplin uygulamak” ile “ceza verme” nin aynı şey olmadığını görmekteyiz. Eleştirerek, kızarak, azarlayarak, bağırarak, vurarak, mahrum ederek istenilmeyen bir davranış ancak kısa bir süre engellenecek ve öğretici olmayacaktır. Çünkü o davranışın yapılmaması gerektiğini anladığından değil, ceza korkusundan bir süre için yapmaz. Bu durumda çocuk aldığı ceza ile davranışı arasında bağlantı kurmak yerine ceza ile sizin aranızda bağlantı kuracaktır. Çocuğumuz istenmeyen bir davranış gösterdiğinde, sonuçları değerlendirmesi için düşünmesine fırsat sunmalı ve sonuçları yaşamasına izin vermeliyiz.Çocuğun yaşına, kişilik yapısına göre, düşünülerek söylenen “hayır” bir ceza vermek olmayacaktır. Bir tavır olarak değerlendirmek mümkündür. Kabul sınırlarını aşan durumlarda, sık tekrarlanan durumlarda “kararlı” ve “tutarlı” olarak söylenen “hayır”, davranışının yeniden düzenlenmesine başlangıç olacaktır.


Rehber Öğretmen
Kamile Beyza SAYIN