Bilgi Teknolojileri
    
     Çocuk Gelişimi

     Eğitim Yaklaşımları

     Kültür Sanat

     Spor ve Sağlık

     Rehberlik













 







 
 
TATİLLER & ÖZGÜRLÜKLER & SORUMLULUKLAR

irinci dönem sömestr tatili başladığında çocukları bekleyen iki haftalık bir tatil tam anlamıyla özgür olabileceklerini düşündükleri zaman dilimleriydi; sabah erken kalkılmayacak, ders olmayacak, daha uzun saatler evde geçirilecek, daha fazla gezilebilecek, oyunlar oynanabilecek, yapamadıklarını yapabilecekleri eğlenceli ve rahat bir dönem. Kendilerini daha özgür hissettikleri bir zaman dilimi bitti.

Bu noktada çocuklarımızın gelişimsel özellikleri de dikkate alınarak onlara sormak lazım özgürlük nedir diye? 6 – 8 yaş grubu çocuklarda somut düşünce yapısı hakim olduğu için onların “özgürlük” anlayışları sınırlı olacaktır. Çünkü hiç görmedikleri, yaşamadıkları, karşılaşmadıkları, duymadıkları, hissetmedikleri ve tatmadıkları şeyler hakkında düşünmekte zorlanabilirler. 9 – 11 yaşlarında ise daha sembolik olarak düşünmeye başlamakla birlikte halen düşünce yapılarında somut nesneler açısından düşünme söz konusudur. Yine de konu ile ilgili ne düşünüyorlar; onlara göre kendileri özgürler mi? Kim bilir neler söyleyeceklerdir? Onlara göre, düz bir mantıkla hareket ettiğimizde kısıtlamalarla karşı karşıya olduklarında, zorunlulukları kabul etmek durumunda kaldıklarında, davranışları sınırlandırıldığında “özgürlük”leri ellerinden alınmış oluyor.

“….. yapılması gerekliliği, …. çalışmaların gerekliliği…vs. Kendi yasanı kendin koy!
Bir düşünüre göre ise özgürlük; “ keyfilik değil, insanın kendi koyduğu yasaya kendini bağlı kılmasıdır. Ve insan ancak böyle bir bağlılığa kendini tabi kıldığı sürece insandır.” Bu nedenle özgürlük, “nedeni kendinde olmak”tır. Yani kişinin kendi özgür istenciyle, akıl yürütebilme becerileriyle, oluşturacağı çabasıyla bir şeyi yapıp yapmamaya karar verme gücüdür. Bu bağlamda “özgürlük” ten ayrı düşünemeyeceğimiz iki kavramla karşı karşıyayız: Birincisi; bir şeyi yapıp yapmamaya karar verme gücü, yani irade sahibi insan; ikincisi kendi davranışların sonuçlarını üstlenen, başkalarının haklarına saygı duyan sorumluluk sahibi insan. Burada dikkati çekmeye çalıştığımız nokta çocukların yaşına ve yapısına göre bu alanda kendi tutum ve davranışlarımızla onlara farkındalık kazandırmaya çalışmamız, “sorumluluk almayı” öğrenmeleri için önemlidir. Neler yapabiliriz, kısaca göz atmaya çalışalım:

- Nasihatla, nutuk çekmeyle sorumluluk kazandıramayacağımızı bilmeliyiz.
- Çocuğumuz adına düşünmek ve karar vermek kastetmeye çalıştığımız özgürlük anlayışına ters olacaktır. Yine yaşına bağlı olarak belirli sınırlar içinde karar vermesini sağlamak sorumluluk taşımasına olanak tanımakla birlikte kendini önemli ve değerli hissetmesini de sağlayacaktır. Özellikle aşırı korumacı düşüncelerimizle çocuklarımızın bir şeyi yapabilme girişimlerini engellemeyelim; çünkü, bu durum zamanla deneyime ve sorumluluğa dönüşecektir.

- Yaşına uygun olarak küçük şeylerle sorumluluk vermeye başlayabiliriz; örneğin, ev işlerine yardım etmesi, zaman ve etkinliklerini planlaması, giyecek ve içecek seçimi yapması vb.
Sorumluluklarıyla akılcı bir biçimde yaşamına yön verebilen ve bunun için, gerekli olan kaynaklara ulaşabilen bireyler, “özgür bireyler”dir.


Rehber Öğretmen
Kamile Beyza SAYIN