Bilgi Teknolojileri
    
     Çocuk Gelişimi

     Eğitim Yaklaşımları

     Kültür Sanat

     Spor ve Sağlık

     Rehberlik
 
 

YİNE EYLÜL GELDİ

ine eylül geldi. Okullar açıldı. İlkokula başladığım günde bu güne kadar eylül ayı, okulların açılışı beni hep heyecanlandırmıştır, hüzünlendirmiştir. Sıcak, güneşli bir eylül günüydü. İlkin annemle girmiştim okulun kapısından içeri. İlkokula yeni başlıyordum Kalbim heyecanla çarparken ne şirin, ne kadar güzel bir okul diye düşündüm. İçimde anlatılamaz, anlaşılamaz kıpırtılar, heyecan vardı. İşte o gün, bu gündür hep aynı duyguları yaşarım.

Doğduğum günden bu güne kadar da oturduğum her evin önünde okul vardır.

Hâlâ bir okulun karşısında oturuyorum. Ben, okula başlamadan önce de zil sesleriyle büyüdüm. Önce küçük hayaller kurarak başladık işe. Okula gitmek, arkadaşlarımıza, öğretmenlerimize kavuşmak, yeni bilgiler öğrenmekti hayallerimiz. Siyah önlüklü, beyaz yakalı yıllardı o yıllar.Çizgilerle başladığımız ilk günlerin ardından devamının geleceğini biliyorduk.

Öğretmenimize, annemize, babamıza ve en önemlisi de kendimize güveniyorduk.Her gün biraz daha yol alıyorduk. O günler, yıllar önce izleyip hayal meyal hatırladığımız bir film gibi geliyor gözlerimin önüne.

Harbiye Askeri Müzesi’ne gittiğimiz bir gezide öğretmenimiz bize müzenin bahçesinde müze hakkında bilgi verirken ben ve birkaç arkadaşım baloncunun elinden kurtulup uçan balonların gökyüzüne süzülüşünü izliyorduk.

İşte o an, öğretmenimizden ilk kez azar işitmiştik. Daha pek çok anı var…

Ben, okumayı biraz geç sökmüştüm. Annem çok üzülüyor, üstüme düşüyordu. Babam ise telaşa gerek olmadığını, nasılsa okuyacağımı söylüyordu.

Hiç beklenmeyen bir anda okumayı söktükten sonra benimle ilgilenmelerine gerek kalmadı, çünkü o günden beri okuyorum. Küçükken en çok “Okulculuk” oynardık. Ben, hep öğretmen olmak isterdim. Genellikle de bu oyunda rolüm öğretmenlik olurdu.

Hayatı da bir oyun gibi düşünürsek, ben bu oyunda yine öğretmenim. Okulu, öğrencilerimi, öğretmeyi, anlatmayı ve dinlemeyi tatil boyunca inanın çok özledim. Sevgili öğrenciler, bu günlerin kıymetini bilin.

İnanın bu günler çok çabuk geçecek. Sıraya oturduğunuzda ayaklarınız yere değmiyorken sonraları sıralara sığmaz oluyorsunuz.

Güzel yaşayın, tadını çıkarın, hakkını verin bu yılların ki gelecekte mutlu olun, mutlu edin etrafınızdakileri ve bizleri.Hepinizin yeni eğitim ve öğretim yılının başarılı ve verimli geçmesi dileğiyle…

Fatma KARABULUT
Türkçe Öğretmeni