|
Evrenselleşmiş kişidir. İnsanlığın kanımca en büyük buluşu
olan elektriği bulan kişi, bulgusunu sadece kendi çevresinin
ve kendi ulusunun kullanımına sunmamıştır. Bugün toplum
yaşamının neredeyse tamamı elektriğin varlığına bağlıdır ve
elektrik, buluşu yapan kişiyi ve yapıldığı ulusun
sınırlarını çoktan aşmıştır. Bilim insanı hipotezini
kurarken veya sonuçlarını açıklarken kendi dünya görüşleri
doğrultusunda hareket edemez, hissi davranamaz. Bulguları
veya bilimsel gerçekler, üzerine titrediği herhangi bir
konuda kendisine ters geliyor diye çalışmamazlık edemez ve
bulgularını gizleyemez. Hepimizin bildiği Galileo, bilim
insanlarına çok güzel bir örnektir; bu değerli bilim insanı
‘Yine de dünya dönüyor’ derken varolan doğal gerçeği, ölümü
pahasına da olsa bilimsel ahlaka yakışır bir şekilde
açıklamayı bir görev bilmiştir.
Bilim insanlarını daha yakından tanıyabilmek ve
çocuklarınıza bir kaynak kitap olabileceği ümidiyle, ilk
kadın bilimci olarak tanınan, kadınların sadece ev işleriyle
yükümlü görüldüğü, okula gitmesinin bile büyük şans
sayıldığı bir çağda (20. yüzyılın ilk yarısı) bütün
yoksulluğa ve zorluklara direnerek çok önemli bilimsel
buluşlara imza atan Curie'nin biyografisini sizlere tavsiye
etmek istiyorum. (MADAME CURIE Saplantılı Deha ) Kitabın
çevirmeni Saadet Özkal Curie için kitap boyunca 'bilimci'
sözcüğünü tercih etmiş. Türkçedeki yaygın kullanımı 'bilim
adamı' olan bu sözcüğe tepki olarak feminist yazarlar 'bilim
kadını'nı kullanıyorlar .Yaşamı boyunca bilim dünyasındaki
erkek egemenliğine karşı kendini kanıtlama mücadelesi vermiş
bir 'bilimci”
olan Curie biyografisine bu söz çok yakışmış. Curie,
zaaflarıyla, hatalarıyla, saplantılarıyla, bilime
adanmışlığıyla, yani tüm gerçekliğiyle anlatılıyor kitapta.
Büyük bilimsel keşiflerin ardında yatan öyküler göz ardı
edilir çoğu zaman. Dünyanın gidişatını değiştiren
buluşların, ani beyin fırtınaları sonucunda doğduğu
düşünülür. Arkhimedes'in yarattığı "Eureka" mitindeki ya da
Newton'ın "kafaya düşen" elma örneğindeki gibi, hep o son
nokta hatırlanır. Ancak, işin özü hiç de görüldüğü gibi
değil... Einstein'ın "e=mc2" ile formülleştirdiği
teori, aslında enerji kadar, yaşamından çaldığı zamana,
çektiği sancılara da eşit. Polonya asıllı bilim kadını Maria
Sklodowska ya da Fransa'da yaptığı evlilik sonrası, dünyada
bilinen adıyla Marie Curie.
Tüm bilim insanları arasında, kimse onun kadar zorluklara
göğüs
germek zorunda kalmadı ve kimse onun kadar ağır bir bedel
ödemeye mecbur bırakılmadı. Buluşları, sonunda yaşamına mal
oldu.
Marie Curie ve daha niceleri. Yolumuzu
aydınlatan bu bilimcileri aşağıdaki bulmacayı çözmeye
çalışırken birkez daha hatırlamaya ve onlar olmasaydı
dünyanın ne durumda olabileceğini düşünmeye çalışalım.
Sevgilerimle...
Naciye DİNÇSOY BAYRAM
Fen ve Teknoloji
|