Bilgi Teknolojileri
    
     Çocuk Gelişimi

     Eğitim Yaklaşımları

     Kültür Sanat

     Spor ve Sağlık

     Rehberlik













 







 
 
 ÇOCUKLARIMIZIN ÇEVRESİNDEKİ DÜNYA BİZLERİZ

olculuklar her zaman güzeldir ve kendi adıma da söyleyebilirim ki yolculuğa dair yapılan hazırlıklardan hiçbir zaman yorulmamışımdır. Yakın zaman da Anasınıfı Öğretmenimiz Canan Aslantepe ile birlikte gerçekleştirdiğimiz Small Hands kongresine yaptığımız yolculuk;

çıkarımlar, düşünmeler ve yine yeniden öğrenmeler adına yapılan ve üç gün süren keyifli bir yolculuktu “Erken Yaşta ve İlköğretimde Nitelikli Eğitim” kongrenin konusunu oluşturmaktaydı. Kongrede paylaşılmaya çalışılan Türkiye ve Avrupa’nın çeşitli ülkelerinden gelen profesyonellerle birlikte “21.yy öğrencilerine yeterli ve nitelikli eğitimi nasıl kazandırabiliriz?” konusuydu. Dünya dönüyor… Çocuklarımızın yakın çevresinde de dönen dünya biziz. Onların dünyaları olarak anne-baba özellikleriniz, yaklaşım ve tutumlarınız; biz eğitimciler ve öğretmenler olarak akademik yaşantılarında sunduğumuz öğrenme ortamlarının niteliği, biz öğretmenlerin tutum ve davranışları gelişim sürecine katkı sağlayarak, onları gelecekteki yaşamlarına hep birlikte hazırlamış olacağız.

İngiltere’den konuşmacı olarak katılan Eğitmen, yazar Penny Tassoni çocukları ihtiyaçlarına göre etkin ve nitelikli bir eğitim sunabilmek üzere tanıyabilme ve bireysel olarak algılamanın önemini vurguladı. Sunumunda etkili sözlerinden birisi, “siz eğitmenler de çocukları öğrenmelisiniz ve bunun için en iyi yöntem öğrencilerinizi gözlemek olacaktır.” Evet, biz eğitimciler, öğrencilerimizin beklenen gelişme düzeyiyle uyumlu ilerleme gösterdiğini kontrol etmeli, onların ilgi alanları ve yetenekleri hakkında bilgi sağlamalıyız. Şuna da dikkat etmeliyiz ki; çocuklarda “Onun ki benimkinden daha iyi” bilincinin ortaya çıkması 6 yaştır. İlk olarak çocuk, bir şey yaparken yanındaki arkadaşına bakıp yapmaya başlar.

Ancak ilerleyen süreçte kıyaslamaya dayalı sorular sormaya başlar: “En iyi kim koşar?, En iyi kim yaptı?” Çocukların kendilerine ilişkin inançlarının bulunmaması bir gölge gibi akademik yaşantılarında olmamalıdır.Dolayısıyla çocuklarımızın motivasyon düzeylerinin ne olduğunun, hangi koşullarda olumsuzlandığını da biz eğitimciler çok iyi gözlemlemeliyiz. Bütün bu gözlemlerimiz; çocuklarımızın, öğrencilerimizin ihtiyaç duyduğu becerileri, yaklaşımları ve davranışları gözden geçirerek bizim “plan”larımızı oluşturacaktır. Çünkü çocuklarımızın çevresindeki dünya bizleriz.


Rehber Öğretmen
Kamile Beyza SAYIN