Bilgi Teknolojileri
    
     Çocuk Gelişimi

     Eğitim Yaklaşımları

     Kültür Sanat

     Spor ve Sağlık

     Rehberlik




 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

OKUL ÇAĞINDA ARKADAŞ İLİŞKİLERİ

kul çağı çocuğu, kurduğu arkadaşlıklar sayesinde aile biriminin ötesinde ufkunu genişletir, dış dünyaya ilişkin deneyim kazanmaya başlar, benlik imajı oluşturur ve bir sosyal destek sistemi geliştirir.  Arkadaş beğenisinin önem kazandığı son çocukluk dönemlerindeki 8-12 yaşlar arasındaki dilim, “gruplaşma dönemi”nin ön hazırlayıcısı olarak bilinir. Takıma bağlılık ve onun içindeki işbirliği, bireysel yarıştan üstün gelebilir. Okul çağında kurallar ve sosyal roller giderek önemli hale gelir ve sosyal etkinliklerde cinsiyet farklılıkları daha belirginleşir. Çocuklar okul yaşına eriştiklerinde arkadaşlıkların kalıcılığı da artar ve kızlar daha sınırlı sayıda çocukla daha kuvvetli ilişkiler kurarken, erkekler daha fazla sayıdaki çocukla arkadaşlık ederler.

Çocuklar yaşıt arkadaşlardan oluşan destekleyici bir gruba uyum sağlamak ve ait olmak isterler. Bir akran grubuna uyum sağlamak ve yeterli sosyal becerilere sahip olmak, çocuğun yüksek benlik saygısına ulaşmasında oldukça önemli bir yer tutar.
Arkadaşlık yoluyla çocuk; arkadaşının bir olaya (izinsiz bir eşyasını almak), öfkeyle tepki vermesine (bağırıp çağırmak ve vurmak) yol açan ve ardından bu olayı olumsuz sonuçlar doğuran bir biçimde (duygusal kırıklık, kavga-ceza) nasıl yorumlayabildiğini düşünüp anlamaya başlar.
Çocuğun olaylara başka birinin görüş açısından bakabilmesi; başka bir insanın tutum, duygu ve güdülenimlerine ilişkin anlayışına dayanarak kendi davranışlarını düzenleyip çevresine uyum sağlamasına fırsat verir. Bu bilişsel gelişimler; sosyal becerilerin ve etkili kişisel ilişkilerin temelini oluşturan iki yeterliliği, çocuğun duygudaşlık kapasitesini ve sosyal yargıda bulunma gücünü arttırır.
Altı ve on iki yaşları arasında arkadaşlıklar kurmak, son çocukluk döneminin en önemli görevlerinden biridir ve bu hayatları boyunca devam edecek sosyal bir beceridir. Gelişimsel olarak okul çağı çocuğu daha karmaşık ilişkiler geliştirmeye hazırdır. Giderek, duygu ve düşüncelerinden daha çok haberdar olmaya başlar. Zamana ilişkin geçmiş, şimdiki zaman ve gelecek kavramlarını daha iyi anlar. Bu yaşta artık aileye eskisi kadar bağlı olmadığı gibi kendine dönük ilgileri de azalmıştır. Artık arkadaşlık konusunda akranlarına daha çok güvenmeye, arkadaşlarıyla birlikte okulöncesi döneme kıyasla daha fazla zaman geçirmeye başlar. Günden güne birbiriyle çocukluk döneminin zevklerini ve hayal kırıklarını paylaşırlar.
Bir çocuğun hayatında arkadaşlığın farklı misyonlar üstlendiği görülür: dostluk, duyguları paylaşmak ve zor durumlarda destek sağlamak. Ayrıca arkadaşlar, sürekli kafalarını kurcalayan ve büyük önem taşıyan “Nasılım?” sorusunun cevaplandırılmasında kendilerini kıyaslayabilecekleri ve değerlendirebilecekleri çok önemli bir ölçüttür. Çocukların arkadaşlıkları çeşitli evrelerden geçer; önce arkadaşlık kurmaları için aynı oyunları oynamaları ve benzer görüntü sergilemeleri yeterli olur, daha sonra ortak değerleri ve kuralları paylaşan çocuklar bir araya gelirler; sonunda ergenliğe yaklaşıldığında, başkalarını anlama, kendini açma, paylaşılan ilgiler ve daha güçlü duygusal bağlar üzerine dikkatlerini yoğunlaştırırlar.
Bazı çocuklar zamanlarının çoğunu kendi başlarına, aile üyeleriyle veya sadece tek bir “en iyi” arkadaşla geçirmek konusunda oldukça memnunken, diğerleri grup halinde, birçok arkadaşlıklar kurmayı yeğler. Ortalama bir okul çağı çocuğunun yaklaşık beş yakın arkadaşı vardır. Ancak, çocuğun tercihleri ve ihtiyaçları seneden seneye ve hatta aydan aya değişebilir. Çoğu durumda bir çocuk arkadaşlarının sayısını sınırlandırmaya karar verdiğinde üzgün veya okul arkadaşları tarafından dışlanmış gözükmedikçe, kaygılanmaya gerek yoktur.



ANA-BABAYA NOT:

Çocuğunuzun okulda arkadaşlarının olması; oyun oynarken ona eşlik edebilecek, sınıfta başına gelenler hakkında onunla konu olduğunda, başı sıkıştığında ona yardımcı olacak başka çocuklar olduğu anlamına gelir.
Tek çocuklar, kalabalık aileleri olan çocuklara oranla arkadaşlıklarını uzunca bir süre sürdürmekte başarılıdır; kızlar erkek çocuklara göre daha sokulgan görünmektedir ve okulda arkadaş edinme onlara daha kolay gelmektedir; yetenekli ve hareketli çocuklar, nadiren, uyuşuk ve tepkisiz çocukları arkadaş olarak seçerler; 10-11 yaşlarına ulaştığında, arkadaşlıkları daha dengeli, kararlı ve kalıcı olur.
Çocuğunuzun; (davranışları üzerinde zararlı bir etkisi olacağını düşündüğünüzden ve çocuğun ailesini pek sevmediğinizden) hoşlanmadığınız bir çocukla arkadaşlık etmeye başladığını öğrenebilirsiniz. Bu konuda çabuk tepki göstererek gereksiz yere gerginlik yaratmayın. Ne yapacağınıza karar verirken acele etmeyin. Çocuğunuzun sınıftaki başka bir çocukla oynamasını yasaklamayın; çünkü böyle bir yaklaşım, ulaşmak istediğinizin tam tersi bir sonuç doğurabilir. Çocuğunuza karşı dürüst olun. Bu arkadaşlık konusundaki kaygılarınızı anlatarak, başka bir çocukla oyun oynamasını yeğlemenizin nedenini ona açıklayın. Arkadaşlarıyla ilgili yanlış ve zararlı olduğuna inandığınız her şeyi sürekli yinelemekten kaçının, yoksa çocuğunuz değerlendirmenizde tümüyle yanlı davrandığınızı, haksızlık ettiğinizi düşünecektir. Görüş açınızın dengeli olmasına gayret edin.
Çocuğunuzu bir arkadaşlıktan vazgeçirmeye çalışırken daha yararlı olabilecek bir yaklaşım ise, başka bir arkadaşlık kurmaya özendirmektir. Çocuğunuzun zamanını ve dikkatini olası bir arkadaşlığa vermesini sağlayın. Yaşı ne kadar küçükse bunu yapmak o kadar kolay olacaktır. Örneğin, çocuğunuza sınıftan (sizin sevdiğiniz) bir arkadaşını haftasonu birlikte parka gitmeye çağırmasını önerin; bu gezinti önerisini ilgisini çekecek biçimde sunun. Sonuç olarak yine de, kiminle arkadaşlık edeceğine çocuğunuz kendi karar verecektir; ama belli arkadaşlıkların gelişmesini sağlamaya yönelik kararlı çabalarınız bir süre sonra istediğiniz sonuçları doğurabilir.

Aycan BULUT

Okul Psikoloğ


Yavuzer, H. (2006). Okul Çağı Çocuğu. Onikinci Basım, Remzi Kitabevi, İstanbul