|
TELEVİZYON VE ÇOCUK
elevizyon günümüzde insanların yaşantısını etkileyen,
sosyalleşmesinde rol alan önemli bir kitle iletişim aracı haline gelmiştir.
Artık her evde bir televizyonun bulunmasının yanı sıra
evdeki televizyon sayısı giderek artmış ve mutfak da dahil
olmak üzere evin her köşesinde bir televizyona rastlamak
mümkün hale gelmiştir. Televizyon kanalları her geçen gün
artmakta, farklı görsellikteki programlar televizyon
izlemeyi özellikle çocuklar için çekici bir hale
getirmektedir.
Televizyonun sunduğu bu kolay elde edilebilir çekiciliğin
çocukları etkilemesi kaçınılmazdır. Televizyonun çocuklar
üzerinde hem yararlı hem zararlı etkileri vardır. |
 |
Yararları:
• Çocuğun kültürünü geliştirir.
• Çocuğu düşünmeye teşvik eder.
• Çocuğun ilgi alanlarını geliştirir.
• Çocuğun estetik duygularını geliştirir.
• Çocuğu eve bağlar, ailece ortak ilgiler yaşatır.
Ancak televizyonun olumsuz etkileri bu olumlu etkilerden
daha fazlardır. Çocuklar açısından zararlı
sonuçları şöyle sıralayabiliriz:
• Yaratıcılıktan ve etkinlikten uzaklaştırır.
• Güven eksikliği yaşayan çocuklar yeni korkular
geliştirebilir.
• Saldırganlık duygularını körükler.
• TV karşısında abur cubur yiyerek obezitenin temelleri
atılır.
• Her şey gerçek gibi algılanır. Gerçekle gerçek olmayanı
ayırt etmekte zorlanırlar. Örneğin Süpermen gibi uçmaya
çalışabilirler.
Hatırladığım kadarıyla geçtiğimiz senelerde “Pokemon” adlı
bir çizgi filmi izleyen bir çocuk kendisini evinin
balkonundan atmıştı ve bu olay gazete ve televizyon
haberlerine yansımıştı. Bu olaydan sonra da çizgi film
yayından kaldırılmıştı.
Kitle iletişim araçlarının, özellikle de TV ‘nin olumsuz
etkilerine maruz kalan çocuklar sınıf içinde de derse
ilgisiz, sorumsuz, saldırgan, şiddet uygulayan bireyler
durumunda olabilmektedirler. Bu durum etkili sınıf
yönetimini ve çocuğun başarısını etkiler.
Bir anlamda ailelere çok büyük sorumluluklar düştüğü
kanaatindeyim. Televizyon seyreden çocuklar kesinlikle
aileler tarafından izlenmeli, program içerikleri
incelenmeli, çocuk tek başına program seçici olmamalıdır.
Ayrıca (bence en önemli kısmı bu) biz yetişkinler olarak
çocukların yanında izlediğimiz programlara çok dikkat
etmeliyiz.
Unutmamalıyız ki hiçbir program çocuğumuzun
yetiştirilmesinden ve sağlıklı ruh yapısından daha önemli
değildir.
Leyla GÜNAY
1. Sınıf Öğretmeni
|