Suyun kıt olduğu
yerlerde , insanlar suyu
elde konusunda oldukça
yaratıcı olmuşlar. Az
miktarda olsa bile
yağmur suyunu biriktirip
saklayacak kaplar
yapmışlar, eğer maddi
imkanlar yeterli ise
deniz suyundaki tuzu
ayırmışlar. Ama
yaratılığında sınırları
var ve biz bu sınırlara
ulaşmak üzere
olabiliriz.Suyun
saklanma koşullarının da
önemli olduğu
anlatılırken biraz da
şaşırdım aslında.. Sergi
sponsorlarından biri de
Coca Cola
‘ydı. Ve
ürünlerin ambalajında
bolca plastik ürünleri
kullanan bir firmanın
da plastik ambalajların
zararlarını anlatması
büyük bir çelişki olarak
sergide göze çarpıyordu.
Hepimiz
günlük hayatımızda tüm
ihtiyaçlarımızda suyu
önemli ölçüde
kullanıyoruz. Örneğin
bir bardak kahve
içtiğimizde yaklaşık 200
ml su tükettiğimizi
düşünebiliriz.Ancak
kahvenin üretimi
sürecinde de kullanılan
suyu hesaba katarsak ,
bir bardak kahve için
tüketilen su miktarı 140
litreye yani yaklaşık 70
bardağa çıkıyor. Ve buna
göre de hepimizin suda
ayakizleri var. Sudaki
ayak izi kavramı,
üretim ve tüketim
süreçleri boyunca
kullanılan su miktarını
ifadek etmek için
kullanılıyor. www.sudakiayakizim.com
adresine girerek kendi
sudaki ayak izinizin ne
olduğunu yapacağınız
küçük bir testle
görebilir ve bunu
azaltmak için neler
yapacağınıza dair
örneriler
bulabilirsiniz.
Su konusu
önümüzdeki yıllarda
gündemimiz daha da işgal
edecek. Kullanılabilir
su kaynaklarının
sınırlılığı
düşünüldüğünde dünya
ülkeleri arasında bu
paylaşımın nasıl olacağı
konusundaki tartışmalar
şimdiden başlamış
durumda ve bu paylaşım
önümüzdeki yıllarda ülke
politikalarına yön
verecek gibi görünüyor.
İstanbul’da olmanın
avantajlarını yaşayarak
ve bu tür sergileri
takip edip derslerimize
de güzel bir kaynak
oluşturabiliyoruz. Bu
yılda de bu tarz
değişik sergilerle
eğitim içeriğimizi
zenginleştirmek
dileğiyle...
Naciye DİNÇSOY
Fen ve Teknoloji Öğretmeni |