|
FLL 4
kategoriden oluşan ligtir. 1. Kategoride lego parçaları ve
elektronik araçlar kullanarak robot oluşturma ve bu robot
ile verilen görevleri masa üzerinde yerine getirebilme
becerisi ölçülür. 2. Kategori de robotun teknik tasarımı ve
sağlamlığı ele alınır. 3. Kategori de ise takım çalışması ve
ruhunun hangi seviyede olduğu belirlenir. 4. Kategori de ise
her yıl seçilen bir tema üzerine üretilen projeler
değerlendirilir. Başarı her kategoride yüksek puan almak ile
ancak sağlanabilir.
Bu yıl
ki organizasyon “İklim değişiklikleri ” konuluydu.
Bu güzel serüvenin ilk günü yarışma alanına vardığımızda
kayıtlarımızı yaptırıp kapalı alanda ki bize ayrılan masa ve
standımıza geçtik. Festival havasının hakim olduğu geniş
alanda farklı okullardan öğrenciler birbirlerine projelerini
anlatıyor robotlarının becerilerini sergiliyorlardı.
İlk gün programımız da Teknik Jürinin karşısına çıkacak
ardından masa maçında robotumuzun maharetlerini
gösterecektik. Hazırdık ancak yine de heyecanımız yüksekti.
Teknik jurinin karşısına çıkan öğrencilerimiz 39 puan alarak
günün en yüksek puanını aldılar. Ardından masa maçında da 70
puan olarak günü iyi tamamladılar.
İkinci gün daha yoğun geçecekti. Çünkü hem masa maçımız, hem
takım çalışması jurisi hemde proje sunumumuz vardı. Sabah
ilk olarak takım çalışması jürisine girdik. Öğrencilerimiz
takım ruhunu nasıl oluşturduklarını ve nasıl bir iş bölümü
yaptıklarını anlattılar. Ardından masa maçında robotumuz
ikinci kez tüm maharetlerini gösterdi. Günün öğleden sonra
ki kısmında İklim değişikliklerini engellemek için yapılması
gerekenleri konu alan stop motion tekniği ile hazırladığımız
animasyon filmi ve Akbil gişelerinden geçerken elektrik
üreten sistemimizi proje jürisine anlatacaktık.
Bunun için soz kez ayrıntıların üzerinden geçtik.
Öğrencilerimiz anlatımlarının yanı sıra davranış ve
sunumlarının detaylarını tekrar gözden geçirdiler. Alan
görevlisi sıranın bize geldiğini söyleyerek juri odasına
davet etti. Takımın koçu olarak ben ve danışman öğretmenimiz
Naciye Hanım öğrencilerine güvenmenin rahatlığı içinde
kapının diğer tarafında heyecanımızı kontrol ederek
beklemeye başladık. 10 dakika sonra kapı açıldı her öğrenci
ile ayrı ayrı göz teması kurmaya çalışıyordum. Gayet mutlu
heyecanlarını ilk bir iki dakikada üzerlerinden atmış ve
başarı ile sunumlarını gerçekleştirdikleri her hallerinden
belliydi.
Son gün yalnızca masa müsabakamız vardı. Öğrencilerimiz
standın yanında kurdukları alanda robotun yeteneklerini daha
artırarak yüksek bir puan ile bitirmeyi istiyorlardı. Öyle
de oldu en yüksek puanı aldıkları son masa maçlarında
robotlarının yürüyen aksamında ki bir pin yerinden
çıkmasından dolayı çeyrek finali kıl payı kaçırdılar.
Biz öğrencilerimiz ile birlikte artık ödül törenini
beklerken yanımıza gelen yetkili proje jürisinin bizi bir
kez daha çağırdığını söyledi. 5 dk müsaade isteyerek
hazırlığımızı yaptık ve yanlarına gittik. Bu programda
olmayan rutinin dışında bir durumdu. Görevliler bazı
projelerin tekrar çağırıldığını söylediler. Bu sırada juri
odasından iki kere aralıklarla alkış sesi geldiğini duyduk.
Öğrencilerimiz juri odasından çıktığında kendilerinden emin
duruşları her hallerinden fark ediliyordu. Tekrar masamıza
döndükten sonra yapılan anons ile tören alanına toplandık.
Bizim kıl payı kaçırdığımız masa başı turnuvasının finali
yapılıyordu. Ardından ödül törenine geçildi. 17 farklı
alanda 3 lük 2.lik ve 1. lik kupaları dağıtılacaktı. Masa
musabakası şampiyonluğu ve proje birinciliği kupaları en
prestijli ödüllerdi. Ödüller dağıtılmaya başlandığında kendi
isimlerini duymak isteyen öğrencilerimiz uzun bir süre
beklemek zorunda kaldılar. Bu heyecanlı bekleyiş masada
yalnızca iki kupa kaldığında zirve noktaya ulaştı.
Birbirlerinin gözlerine bakarak bekliyorlardı.
İki kupa kalmıştı. Biri masa maçında başarı gösteren
takımındı. Diğeri proje birincisinin. “ Acaba o kupa
bizimiydi. Bu daha ilk senemizdi. Beş senedir bu
yarışmalarda büyük başarılar elde etmiş tecrübeli onca okul
vardı. Neden onlardan biri olmasında biz olalım. Hayır hayır
tabi ki o kupanın sahibi biz olabilirdik. Çünkü haftalardır
bunun için hazırlandık. Kollektif çalışma gücümüzü bunun
için birleştirdik. Her birimiz yaratıcı, yenilikçi keskin
zihinlere sahip gençlerdik.” diye geçiyordu akıllarından
çocuklar. Bunu o kadar yüksek sesle düşünüyorlardı ki
dudakları kımıldamasa da gerekli iletişim ağı gözler ile
rahatlıkla kurulabiliyordu.
Sunucu elinde ki kağıda baktı sonra iklim değişikliklerinin
nelere yol açabileceğinden bahsederek, dünya olmazsa
insanoğlunun olmayacağını bu yüzden tüm hayallerimizin önüne
temiz ve yaşanabilir bir dünya hayalinin geçmesi
gerektiğini” söyledi ve “bu durumu en iyi anlayan ve
projeleri ile yansıtan okul Özel İstanbul Koleji” dedi.
Rüya gerçek olmuştu..
Çocuklar, aileler birbirlerine sarılıyor, göz yaşları
mutluluklarını ifade etmenin tek yolu oluyordu. Sahneye
çıkarak madalyalarını ve kupalarını alan öğrencilerimiz
birbirlerine sarılarak birlik ve beraberliklerinin sonucu
olan kupalarını hep birlikte havaya kaldırdılar. Pit alanına
geri döndüğümüz de grubun en küçük üyesi 4. Sınıf öğrencisi
Can’ın “Bu bir rüya ise uyanmak istemiyorum” diye takım
arkadaşlarına sarılarak ağlaması hepimizi çok duygulandırdı.
Onlar şimdi ülkelerini Danimarka’nın başkenti Kopenhag’ta
temsil edecek olmanın haklı gururu içinde Avrupa
Şampiyonasını gidecekleri Mayıs ayını bekliyorlar. Bende
takım koçu olarak onlarla gurur duyuyorum. Çünkü onlar bunu
hak edecek çok önemli bir başarıya imza attılar. Hepimizin
evi olan gidecek başka evrende hiçbir yeri olmayan insanoğlu
için dünyayı kurtarma projesi hazırladılar ve bunu tüm
insanlığa daha yüksek sesle anlatabilmek için Avrupa’nın
kalbi Kophenag’a gitmeye bir grup akademisyen yetişkini
inandırarak hak kazandılar. Teşekkürler çocuklar, dünyamızı
kurtarmak için kurduğunuz tüm hayaller ve mücadeleniz için.
Kaan ÖZSAYINER
Bilgi Teknolojileri Öğretmeni |