|
ŞAHİKA ERCÜMEN İLE SÖYLEŞİ
enüz
26 yaşında, ama yaşından
beklenmeyecek bir olgunluk
ve duruşu var. Disiplinli,
çünkü hem milli sporcu olup
rekorlar kırmak, hem de
başarılı bir akademik hayatı
idame ettirebilmek için
disiplinli olmak zorunda
imiş hep. Birçok şeyi aynı
anda başarmış. Anadolu
Lisesi, üniversite eğitimi
derken, 12 yaşında başlayan
dalış tutkusu onu bugünlere,
yani hem erkekler hem de
bayanlar kategorisinde buz
altı yatay dalışta Dünya
Rekorunu elinde bulundurduğu
ve Guinness Rekorlar
kitabına da adını yazdırdığı
bu seneye getirmiş. Tüm
Türkiye’nin gurur duyduğu ve
ülkemizin adını bu denli
enteresan bir platformda
dünyaya duyurma başarısını
göstermiş bu çıtı pıtı kız
Şahika Ercümen’den başkası
değil.
Mısır’da 1 aydır devam
ettirdiği yoğun
antrenmanlarından daha 23
Mayıs’ta ülkemize dönmüş
olduğu halde, bizleri
kırmayarak, ayağının
tozuyla, 24 Mayıs’ta
öğrencilerimizle çok zevkli
ve eğitici bir söyleşi için
buluştu Şahika Ercümen.
Sınav stresiyle başa
çıkmanın en etkin
yöntemlerinden birinin, bir
spor dalıyla ilgilenmek
olduğunu vurgulayan, hatta
söyleşiye katılan
öğrencilerimizle bazı nefes
teknikleri de çalışan Şahika
Ercümen, okulumuzda uzun
süredir devam eden yüzme
derslerinin öğrenciler için
bulunmaz bir fırsat olduğunu
ve kendisinin gerçekten çok
zor şartlar altında bu
günlere geldiğini aktardı
bizlere. Sözü fazla
uzatmadan siz velilerimizi
ve öğrencilerimizi, Şahika
Ercümen’le
gerçekleştirdiğimiz bu güzel
sohbetle baş başa
bırakıyoruz
Mina ERSİN: Dalış
tutkusu sizde ne zaman ve
nasıl başladı?
Şahika ERCÜMEN:
Küçükken okulumuzla birlikte
gittiğimiz bir spor kulübü
gezisiyle başladı her şey. O
kulüpte gördüğüm dalış sporu
çok ilgimi çekmişti. Yüzmeye
başladıktan sonra denizde
dipten bir şeyler çıkarmak,
su altında olmak benim için
ayrı bir zevk olmaya
başladı. Sonra da, okulca
geziye gittiğimiz o kulübe
üye oldum. Başta ailem karşı
çıkmıştı aslında. Sık sık
hastalanacağımdan
korkuyorlardı. Her gün
düzenli antrenmanlar yapmaya
başladım. Anadolu Lisesi’nde
hazırlık sınıfındaydım o
zamanlar. Tüm hikaye bu okul
gezisiyle başladı
diyebilirim yani.
Efe
ULUŞAHİN: Rekor
denemelerinden ne kadar önce
çalışmalarınıza
başlıyorsunuz ve bu
çalışmaların içeriği nedir?
Şahika ERCÜMEN: Rekor
denemesi tasarlandıysa,
mutlaka en az 6 ay
öncesinden bir ön çalışma
başlıyor. Genellikle çok
yoğun antrenman yaptığım bir
4 ay geçiriyorum. İlk 2 ay
organizasyonla da geçiyor
tabi. Hem dalış
antrenmanları, hem de dalışı
destekleyici koşu, yüzme ve
bisiklet sporlarını da
düzenli olarak yapıyorum bu
6 ay içerisinde . Ayrıca
meditasyon ve yoga da
ekleniyor buna. Dalış çok
komplike bir spor. Sadece
fiziksel hazır oluş değil,
mental olarak da hazır olmak
ve odaklanmak gerekiyor
başarılı olabilmek için.
Mina ERSİN: Bundan
sonraki rekor denemeniz
nerede ve ne zaman
gerçekleşecek?
Şahika ERCÜMEN:
Birkaç tane hedef var
aslında. Bunlardan netleşmiş
olan
biri , Kaş’ta veya Mısır’da
gerçekleşecek. Eylül sonu
veya Ekim başı gibi, 70
metreye, sabit ağırlıkla tek
nefeste dalış ve çıkış
şeklinde gerçekleştirmeye
çalışacağım rekor
denemesini. Herhangi bir
ekstra ağırlık veya güç
olmadan, sadece kendi beden
ağırlığım ve palet gücümle
tek nefeste 70 metreyi
deneyeceğim o tarihte.
Efe ULUŞAHİN: Bu
sporla ilgilenen kişilere
tavsiyeleriniz nelerdir? Bu
dalın gelişmesi için
yaptığınız çalışmalar var
mı?
Şahika
ERCÜMEN: Kendim
eğitmenim aynı zamanda. Bu
sporun yaygınlaşması ve daha
fazla tannması adına gönüllü
olduğum fazla sayıda sosyal
sorumluluk projesi de var.
Kısa filmler ve belgeseller
çekiyoruz, engellilerle
ilgili dalış eğitimleri
başlatacağız. Bu sporu
yapmak isteyenler için ilk
önerim mutlak olarak
eğitimini almaları.
Ülkemizde dalış sporunu
tehlikeli hale sokan durum,
insanların deniz kenarlarına
gidip herhangi bir eğitim
almadan dalmaya çalışmaları.
Kurallarına uyulduğunda hiç
tehlikeli bir spor değil
aslında. Asla yalnız
dalınmaması gerektiğini
söyleyebilirim eğitim alınsa
dahi.
Mina ERSİN: Esasen
diyet ve beslenme uzmanı
olduğunuzu biliyoruz.
Mesleğinizi yapma fırsatı
bulabiliyor musunuz yoksa
sadece spora yönelmiş
durumda mısınız?
Şahika ERCÜMEN:
Üniversite eğitimimi
bitirdikten sonra sadece
spora yöneldim çünkü rekor
denemeleri yapmak başlı
başına tüm hayatınızı
kaplayan bir durum. O yüzden
benim şu an mesleğimi
profesyonel olarak yapma
alternatifim yok. Ama
eğitimini aldığım beslenme
ve diyetetik konusunda hem
kendime hem de çevremdeki
insanlara çokça yardımım
dokunduğunu söyleyebilirim.
Yine de en azından
önümüzdeki birkaç senenin
sadece antrenman ve rekor
denemeleriyle geçeceğini
söyleyebilirim.
Efe ULUŞAHİN:
Rekorlarınıza ulaşırken en
önemli motivasyonunuz nedir
ve yolunuza çıkan
zorlukların üstesinden nasıl
geliyorsunuz?
Şahika ERCÜMEN: Keyif
almam en önemli
motivasyonum. Keyif aldığım
için de çok fazla fedakarlık
yapabiliyorum dalış
konusunda. Alıştığım yaşamı
bırakıp farklı ülkelerde
birkaç ay sadece antrenman
yaparak yaşayabiliyorum.
Suda olmayı ve dalmayı
gerçekten çok seviyorum.
Yoluma çıkan engellere de
tutkum mani oluyor.
Hedeflere ulaşmak için
duyduğum tutku sayesinde
engelleri kolaylıkla
aşabiliyorum. Pozitif
düşünüp sadece hedefe
kilitleniyorum.
Mina ERSİN: Favori
kelimeniz nedir?
Şahika ERCÜMEN:
Sanırım “ gülümse” kelimesi
favorim. Gülümsediğim zaman,
her durumda, kötü koşullar
altında bile olsam, kendimi
daha iyi hissetmeyi kendimi
pozitif anlamda motive
etmeyi başarabiliyorum.
Gülümseme bence her şeyi
değiştirebilen bir güce
sahip.
Mina ERSİN: Bugünlere
gelmenizde en büyük rolü
olan kişi kimdir ve neden?
Şahika ERCÜMEN: Öyle
bir kişi aslında yok çünkü
herkesin ufak tefek katkısı
var. Antrenörlerim, ailem,
sponsorlarım,hatta sizler
de, sizin sahip olduğunuz
değişik fikirler ve görüşler
de beni ben yapan faktörler.
Sadece bir kişiden bahsetmem
pek mümkün değil bu yüzden
de .
Efe ULUŞAHİN:
Kendinizi bir kelime ile
ifade etmeniz istense bu
kelime ne olurdu?
Şahika ERCÜMEN:
İnatçı olurdu sanırım. Bir
şeyi kafama koyunca yapmak
zorunda hissediyorum kendimi
çünkü.
Mina ERSİN: Bayan ve
erkek kategorisinde 110
metre Buz Altı Yatay Dalışta
Dünya Dalış Rekortmeni ve
Guinness Rekorlar kitabına
girmiş bir dalgıç olarak,
gelecek planlarınız
nelerdir?
Şahika ERCÜMEN:
Gelecek planlarım arasında,
önümüzdeki birkaç sene
boyunca, farklı
kategorilerde dalışta dünya
rekorları kırmak yer alıyor.
Bir de yüksek lisans yapmayı
da planlıyorum. Okul,
antrenmanlar ve rekorlar
arasında bir denge
kurabilirsem planlarımı da
gerçekleştirmiş olacağım.
Efe ULUŞAHİN: 2011
yazında, engellilerle ilgili
bir sosyal sorumluluk
projesini hayata
geçireceğinizi biliyoruz.
Adınızı balık çiftliklerine
karşı olan bazı
aktivitelerde de görüyoruz.
Bu tip sosyal sorumluluk
projelerinde yer almaya
nasıl karar verdiniz?
Şahika ERCÜMEN: Zaten
bunlar sürekli takip ettiğim
konular arasındaydı. 2011
yazında bu projeyi hayata
geçireceğiz. Dünya
şampiyonalarından birinde
çok iyi bir derece alan bir
yarışmacı engelliydi ve
“Kendimi en rahat
hissettiğim ortam deniz”
demişti. Görme engelli bir
dalışçı arkadaşımız var.
Balık çiftliklerine gelince,
deniz benim için evim gibi.
Denizin kirlenmesi evimin
kirlenmesi anlamına geliyor.
Tutkum olan bir konuda
duyarsız kalmam mümkün
değildi. Bu sebeple de balık
çiftliklerine karşı duran
aktivitelerde de gönüllü
olarak yer aldım.
Efe ULUŞAHİN:
Son olarak size bazı
kelimeler söylesek, bize bu
kelimelerin aklınıza
getirdiği ilk şeyi söyler
misiniz?
Şahika ERCÜMEN:
Mutluluk – Dalış sonrası.
Başarı - Rekor
Para - Önemsiz
Aile - Şevkat
Deniz – Hayat. |