DERYA BÜYÜKUNCU İLE YÜZME SPORU ÜZERİNE

üzmeye 5 yaşında başlayıp 9 yaşında milli yüzücü olan ve 30 yıldır da aktif yüzme kariyerini devam ettiren Derya Büyükuncu, yoğun antrenman ve Amerika – Türkiye seyahatleri arasında, bizleri kırmayarak öğencilerimizle bir söyleşi için okulumuza geldi. Başarının sabırlı olmak ve yılmamaktan geçtiğini, sporun sadece fiziksel yönünün değil sporcunun karakterinin de çok öneml olduğunu aktaran Derya Büyükuncu, sakin yapısı ve öğrencilerle kurduğu sıcak diyalogla büyük beğeni ve takdir topladı. Yıllardır yüzme sporunu düzenli bir şekilde gerçekleştirme fırsatı bulan Özel İstanbul Koleji öğrencileri için bu söyleşi ayrı bir önem taşıyordu. Bakın Derya Büyükuncu , hayatı, geçmişi ve geleceği hakkında bizlere neler anlattı..

Yasemin Kılıçel : Neden başka bir spor dalı değil de “ yüzme” ?

Derya Büyükuncu : Aslında güvenlik amaçlı yüzmeye başladım. Küçükken ablamla birlikte babaannemin yazlığına, Büyükada’ya giderdik. Orada yüzerken tehlike atlatmamamız için bizi yüzmeye gönderdiler. Boğulmamak birincil amaçtı. Oradan yaptığımız başlangıç da devam etti.

Musa Mert Karameşe : Kaç yaşınızdan beri yüzüyorsunuz ve kaç yaşınızdan beri milli yüzücüsünüz?

Derya Büyükuncu : 5 yaşımdan beri yüzüyorum ve 9 yaşımdan beri de milli sporcuyum.

Yasemin Kılıçel : Genel olarak çok sakin bir kişilik sergiliyorsunuz. Her zaman bu sakinliğinizi nasıl koruyabiliyorsunuz ve bu denli sakin bir insan olmanızın profesyonel sporcu olmanızla ilgisi var mıdır?

Derya Büyükuncu : Aileden gelme diyebilirim bu özelliğime. Dedemin bana verdiği terbiye, öğrettiği hayat dersleri ve biraz da yaratılış sanırım. Bu özelliğim bana sporda çok olumlu etki ediyor. Spor sadece antrenmandan ibaret değil. Sporun antrenman dışındaki kısmı için bu sabır, bu sakinlik gerekli kesinlikle.

Musa Mert Karameşe : Survivor ve Yok Böyle Dans gibi, milyonların yakından takip ettiği bazı programlarda izledik sizi. Yüzme kariyerinizin yanında bu programlara katılma sebebiniz neydi?

Sizce Türkiye sizi bu programlardan önce yeterince yakından tanıyor muydu?

Derya Büyükuncu : Türkiye’de sporla ilgilenen kişiler beni tanıyordu aslında. Ama bu programlardan önce magazinsel yanım olmadığından sadece bir isim olarak biliniyordum. Sima olarak bu denli tanınmıyordum. Bu programlardan sonra bu değişti tabi.

Dans programına katılma sebebim tamamiyle sosyal sorumluluk içerikli olmasıydı. Engelli çocuklara okul yaptırma amacıyla gerçekleştirilen bir yarışmaydı. Değişik, güzel bir ortamdı benim için.

Derya Büyükuncu : Türkiye’de sporla ilgilenen kişiler beni tanıyordu aslında. Ama bu programlardan önce magazinsel yanım olmadığından sadece bir isim olarak biliniyordum. Sima olarak bu denli tanınmıyordum. Bu programlardan sonra bu değişti tabi. Dans programına katılma sebebim tamamiyle sosyal sorumluluk içerikli olmasıydı. Engelli çocuklara okul yaptırma amacıyla gerçekleştirilen bir yarışmaydı. Değişik, güzel bir ortamdı benim için. Survivor ‘a katılma sebebim ise birinci olmak değil Türk halkına kendimi tanıtmaktı. Sadece sima olarak değil karakter olarak da beni tanımalarını istedim. Adada zor şartlarda herkesin gerçek kimliği ortaya çıktı. Kazanmak gibi bir amacım yoktu ama bu da gerçekleşti.

Yasemin Kılıçel : Sıklıkla Amerika seyahatleriniz olduğunu ve orada da yoğun bir antrenman programınız olduğunu biliyoruz. İstanbul’da mı yaşamayı yoksa yurtdışında yaşamayı mı daha çok seviyorsunuz?

Derya Büyükuncu : İstanbul doğduğum yer, ne kadar uzak kalsanız da insanın kendi ülkesi her zamana için çekiyor kişiyi. Kendi diliniz, kendi yemekleriniz, kendi insanınız. Bu yönlerden İstanbul’da olmak çok rahat. Ama antrenman açısından düşündüğümde de Amerika’yı tercih ediyorum. 20 seneyi aşkın bir süredir Amerika’da yaşıyorum ve orada oturmuş bir antrenman düzenim var. Orada herşey çok düzenli olduğundan ve oradaki bazı şeyleri burada bulamadığımdan antrenman açısından Amerika’yı terih ediyorum. En özüne dönersek, neredeyse uçakta yaşıyorum diyebilirim aslında. O kadar sık gidip geliyorum ki seyahatte de çok fazla vakit geçiriyorum aslında.

Musa Mert Karameşe : Bir röportajınızda aldığınız yeni kararlardan birinin oyuncu olmak olduğunu ve bu konuda da Amerika’da eğitim alacağınızı belirtmişsiniz. Oyunculuğa olan ilginizi ne zaman ve nasıl keşfettiniz?

Derya Büyükuncu : Küçük yaşlardan beri vardı bu aslında. Milli sporcu olduğum noktadan sonra kameralarla iç içeydim. Şimdiye kadar zamanım yoktu bunu gerçekleştirmeye sadece. Çok fazla dizi ve film teklifi geliyor özellikle Survivor sonrasında ama Türk halkına saygım var benim. Bir işi eğitimini almadan yapmak bana uygun değil. Kalitesiz bir iş çıkarmamak adına da Amerika’da oyunculuk eğitimi aldıktan sonra bu sektörde yer alacağım.
Yasemin Kılıçel : 30 yıl boyunca yaşadığınız her şeyi anlatacağınız bir kitap yazacağınızı da okuduk. Bu kitabın içeriğiyle ilgili bizlere bilgi verebilir misiniz?

Derya Büyükuncu : Hayatımdan bahsedeceğim. Bana yardım edenlerden ve etmeyenlerden, yaşadığım zorluklardan, nasıl bu noktaya geldiğimden, kısacası söylemek isteyip de şimdiye kadar söyleyemediğim şeyleri anlatacağım. Survivor’dan daha büyük yankı yapacağını düşünüyorum acağım kitabın çünkü Suvivor sadece 3 aylık bir sabırdı ama benim yaşadığı 30 yıllık bir sabır var aslında.

Musa Mert Karameşe : 2012 Dünya Olimpiyatları’nda Türkiye’yi temsil etmek üzere müsabakalara katılıyor olacak mısınız? 2012 Dünya Olimpiyatları sizin için ne ifade ediyor?

Derya Büyükuncu : İnşallah katılacağım olimpiyatlara. Gidersem 6. kez olimpiyatlara katılmış olacağım ve bunu da dünya tarihinde performans sporlarında yapan kişi yok henüz. Türkiye’nin böyle bir başarı elde etmesini istiyorum gerçekten.

Yasemin Kılıçel : Yüzme kariyerinizde yaşadığının en büyük hayal kırıklığı ne oldu?

Derya Büyükuncu : Bana bazen söyleşilerde veya sosyal medya ortamında “ yüzme hayatınızda keşke dediğiniz bir şeyler var mı” sorusu çok geliyordu. Gerçekten oturup düşündüğümde, keşke diyeceğim hiçbir şey bulamıyorum hayatımda. Yarın yüzmeyi bıraksam içimde kalacak hiçbir konu yok çünkü her zaman elimden gelenin en iyisini yaptım. Bir tek olimpiyatlarda madalyam yok, bunu belki söyleyebilirim bir hayal kırıklığı olarak.

Musa Mert Karameşe : Sizce son 10 yılın yüzme olayı nedir?

Derya Büyükuncu : Güzel bir soru. Sanırım nanoteknolojik mayoların kullanılması ve sonra da kullanılmaması yönünde çıkan karar olabilir.

Yasemin Kılıçel : Kendinizi bir kelime ile tanımlamanız gerekse bu kelime ne olurdu?

Derya Büyükuncu : Ben insanların Survivor’dan sonra gördükleri şeyi tüm hayatım boyunca anlatmaya, göstermeye çalıştım. Derya Büyükuncu deninde üç şeyin akla gelmesin istiyorum ben. İstikrar, güven ve doğruluk.

Musa Mert Karameşe : Bugünlere gelmenizde en büyük rolü olan kişi kimdir ve neden?

Derya Büyükuncu : Ailem tabi. Onlar olmasa bu sporu devam ettiremezdim bu kadar uzun süre. Son 7 yılda da eşim diyebilirim, Zehra Büyükuncu. O her zaman benim yanımda ve beniçok destekliyor.

Yasemin Kılıçel : Favori kelimeniz nedir?

Derya Büyükuncu : Birinci.

Yasemin Kılıçel : Kendinizi bundan 10 yıl sonra hangi noktada görüyorsunuz?

Derya Büyükuncu : 2 çocuk sahibi olup Amerika – Türkiye arasında gidip geleceğimi, Türkiye’nin her yerinde yüzme

Okulları açacağımı ve bir de sinema yapıyor olacağımı düşünüyorum o zaman. Ama tabi biliyorsunuz 21 Aralık dünyanın sonu olarak geçiyor Maya takviminde. Önce 21 Aralık’ı bir geçirelim, sonrasını düşünürüz (gülüyor).

Musa Mert Karameşe : İleride profesyonel yüzücü olma hayalleri kuran çocuklara, bir Milli Yüzücü olarak ne yapmalarını tavsiye edersiniz?

Derya Büyükuncu : Azimli olmak sporcunun temel özelliği olmalı. Başarı uzun bir yolculuktur ve elbette azmin bir sonucudur. O kadar çabuk gelseydi başarı o zaman herkes başarılı olurdu. Çok çalışmak, yılmamak gerekli. Düşüşlerden sonra insanın kendini çabuk toparlaması, azimli olması gerekiyor. Benim içerisinde olduğum dünyadaki elit % 1’lik atletler içerisinde olmak istiyorlarsa kesinlikle bunları yerine getirmeleri gerekiyor.

Yasemin Kılıçel : Yüzme kariyerinizi ileride yüzme antrenörü ve eğitmeni olarak sürdürmeyi planlıyor musunuz? Ya da bir yüzme okulu açma gibi planlarınız var mı?

Derya Büyükuncu : Yüzme okulları açmak istiyorum çünkü bence arkadan gelen nesilin, onların dilinden anlayabilen, aynı zorlukları geçmişte deneyimlemiş kişilerden o sporu öğrenmeleri önemli. Antrenörlük yapmasam da antrenörleri eğitmek istiyorum.

Musa Mert Karameşe : Son olarak, aşağıdaki kelimelerin sizin için ne anlam taşıdığını, yine sadece bir kelime ile ifade etmeniz gerekse bu kelimeler neler olurdu
 
Derya Büyükuncu :
Başarı – Derya Büyükuncu
Mutluluk – Zehra Büyükuncu
Şöhret – Gelir – Geçer
Para – Gelir – Geçer
Aile – Her şey
Yüzme - Özgürlük