|
ÇOCUKLARIMIZA
SÖYLEYEMEYECEĞİMİZ DAHA NİCE "LEYLEK" YALANI VAR !
nne
ve baba olma sürecinin en sancılı, en sıkıntılı evrelerinden
olan ve ebeveynleri en çok zorlayan konu başlıkları arasında
şüphesiz “ cinselliğin çocuğa anlatılması” yer alıyor. Hemen
hemen tüm toplumlarda tabu haline gelmiş olan bu konu
başlığında, çocuklarımızı, zamanında ve doğru bilgilendirmemek,
ileride, bu anlamda hayatlarının her dönemine olumsuz olarak
etki edecek izler bırakabiliyor. Anne babalar, hangi yaşta,
çocuklarına cinsellikle ilgili ne kadarlık bir bilgiyi
anlatabilecekleri konusunda maalesef hala tutarlı bir yol
bulabilmiş değiller ülkemizde. Cinsellik hala çocukların arkadaş
ortamında veya kendi araştırmaları sonucu hakkında bilgi sahibi
oldukları ve maalesef de bu anlamda “bilgi kirliliği" ne de
maruz kalabildikleri bir konu başlığı. Bunun sonucu olarak
çocuğun yetişkinliğe uzanan yolculuğunda, kendi bedeni ve
duygularını tanımlayabilme süreci sağlıklı işlemiyor. Oysa ki
ergenlik döneminde başlayan değişimin çocuğun zihninde güvenilir
bilgilere dayalı bir karşılığı olması gerekmektedir.
Diğer
yandan çocuklar her yaş döneminde meraklıdırlar, soru sormaktan
ve her şeyin nedenini öğrenmeye çalışmaktan hiç ama hiç
sıkılmazlar. Ne tür yanıtlar verilmesi gerektiği konusunda tam
bir kaos yaşandığı için, çocuklarının cinsellikle ilgili
soruları aileleri mental ve duygusal açıdan en çok yoran
sorulardır. Çocuğa açıklanacak bilgi ne olmalı, hatta ne kadar
olmalıdır? Aile dışında çocukla kimler konuşmalı ve verilecek
yanıtlarda doğru bilgiler bütün çıplaklığıyla açıklanmalı mıdır?
Yoksa benzetmeler, masumane kaçamak yalanlar kullanılabilir mi?
Kendisini dünyaya leyleklerin getirmediğinin bilincinde olan
günümüz çocuklarına, kendi bedenlerini, nasıl dünyaya
geldiklerini anlatmak, ciddi anlamda komplike ve karmaşık bir
duruma sebep olabilir. Öğrencilerimizin cinsellik konusunda
zamanında ve doğru bilgilendirilmelerinde, okulda bu konuda
uzman kişi ve kurumlardan alacakları dozunda bilginin öneminin
farkında olduğumuz için, bizler de, Özel İstanbul Koleji olarak,
bu konuda yıllar içinde Türkiye’de uzmanlığını ispatlamış TAP (
Türkiye Aile Sağlığı ve Planlaması) Vakfı ile işbirliğimizi her
sene olduğu gibi bu sene de sürdürüyoruz.

İlkokul 4. Sınıf ve üstü sınıf seviyesindeki öğrencilerimize,
kendi yaş grupları itibariyle, cinsellik konusunda bilmeleri
gereken noktaları konunun uzmanlarından aktarmak, bizim okul
olarak önemli sorumluluklarımızdan biri.
Ergenlerin cinsel gelişimlerini desteklemek ve “ güvenli
cinsellik” kavramı çerçevesinde kazanacakları bilinç ve
duyarlılık ile riskli davranışlardan kaçınmalarını sağlamak
amaçlı düzenlenen “ Cinsel Sağlık Eğitimi” programında,
öğrenciler, kendi yaş gruplarına uygun konu başlıklarında
bilgilendirildiler. Daha küçük yaş gruplarındaki
öğrencilerimizin cinsiyetlerini tanıma, bedenlerini tanıma ve
ona değer verme, büyüme aşamasında bedenlerinde meydana gelen
değişimlerin farkında olma gibi konularda bilgilendirildikleri
eğitimde, daha büyük yaştaki öğrencilerimiz de bedensel
değişimler, özel alan ve sınırlar, yanlışlar ve doğrular,
toplumsal cinsiyet ve cinselliğe yaklaşım gibi konu
başlıklarında bilgilenme fırsatını yakaladılar.
Ayrıca cinsel bilginin edinilmesi için doğru yolların neler
olduğu konusunda da bilgi sahibi oldular.
Öğrencilerle interaktif bir ortamda geçen ve görsel
materyallerle de desteklenen bu eğitimde, çocuklarımız, cinselik
konusunda zamanında, doğru ve her şeyden önemlisi “ temiz”
bilgilere sahip olmanın ayrıcalığını yaşadılar. Zihinlerini
meşgul eden sorulara yanıtlar buldular.
Cinselliğin konuşulmadığı ve konuşturulmadığı bir toplum olan
Türk toplumunda, öğrencilerimize, bu anlamda destek olabilmenin
önem ve değerinin bilinciyle, bu tip eğitimlerin toplumun her
kesiminde eğitim kurumları tarafından desteklenerek gerek devlet
okullarında gerekse çok daha fazla sayıda özel eğitim kurumunda
çocuklara aktarılması Özel İstanbul Koleji olarak en büyük
temennimiz.
TAP Vakfı’nın öğrencilerimize sunduğu bu eğitimle, siz
velilerimizin bu anlamda omuzlarınızdaki yükü ciddi şekilde
hafifletmiş olduğumuzu umuyor ve okulumuzda verilen bu eğitimin,
ev ortamında, siz ebeveynler tarafından da desteklenen bir
eğitim konu başlığı olmasını sizlerden rica ediyoruz.
|