ÇOK KİTAP OKUDUM, YAZAR OLMAYA KARAR VERDİM…

ima Özkan YILDIRIM, 1988’de Bursa’da doğdu. Lisans öğrenimini İstanbul Üniversitesi Amerikan Kültürü ve Edebiyatı, Tiyatro Eleştirmenliği ve Dramaturji bölümlerinde, yüksek lisans öğrenimini ise Bilgi Üniversitesi Karşılaştırmalı Edebiyat bölümünde tamamladı. Çeşitli yayınevleri için özellikle çocuk edebiyatı çevirileri ve editörlüğü yapıyor; dergilerde ve çeşitli mecralarda kitap eleştirileri yayınlanmakta. Aynı zamanda Gece ile Gündüz adını taşıyan resimli çocuk kitabı serisi kaleme aldı. Öğrencilerimizin zevkle katıldıkları bu söyleşi öncesinde Sinan Öztaş ve Deniz Peker'in sorularına nasıl yanıtlar verdi...

SİNAN ÖZTAŞ: Çocukluğunuzdan ve aldığınız eğitimlerden bahseder misiniz? Yazarlık yönünüzü hangi yaşlarda nasıl fark ettiniz?

SİMA ÖZKAN YILDIRIM: Çok güzel bir soru. Şimdi ben üniversitede Amerikan Edebiyatı bölümünde okudum. Edebiyat ile ilgili bir bölüm. Ama şu anda öğretmenlik yapıyorum. Anaokulunda öğretmenim. Yazarlık yönümden bahsedeyim. Ben yazarlığa ne zaman karar verdim? Belki bunu merak ediyorsunuzdur. Bayağı küçüktüm aslında 5.sınıfa giderken bir yarışma vardı şiir yarışması. Öğretmenim benim yazmamı istedi. Güzel kompozisyon yazdığımı düşünerek. Ben de belediyeyle ilgili bir şiir yazdım. Sanki Beşiktaş Belediyesi'ne bir şiir yazmışsınız gibi düşünün. Ben de baktım güzel şiir yazıyorum. Şiirler mi yazsam bir şeyler mi yapsam? Bu yüzden çok kitap okumaya başladım. İşte büyüyünce baktım edebiyat da hoşuma gitti, yazar olmaya karar verdim.

DENİZ PEKER: Türkiye’deki ve dünyadaki yazarlar arasında bir karşılaştırma yapsanız, Türkiye’de kitap yazmanın, yazara artıları ve eksileri neler olabilir?

SİMA ÖZKAN YILDIRIM: Bu da çok güzel bir soru. Şimdi şöyle bir şey var. Türkiye’ de eskiden bu kadar çok çocuk edebiyatı yoktu. Ben sizin yaşlarınızdayken bu kadar çok çocuk kitabı bulamıyordum. Yazarlar okulumuza geliyordu, kütüphanemizde de çok kitap vardı ama sizinki kadar kolay ulaşılabilen bir şey değildi kitap. Ama dünyada her zaman çocuk kitabı yazarları çoktu. Bizde böyle artık yeni yeni benim gibi genç yazarlar ortaya çıkmaya başladı. O yüzden bizde yeni gelişen bir şey. İnşallah ilerde daha da ilerler. Bir eksisi bu . Bir de yurt dışında bir kitap yazdığınızda bu kitaptan bazen milyonlarca basılıyor. Bütün kütüphanelere dağıtılıyor. Bütün okullara dağıtılıyor. Ama bizde böyle değil. Bizde bir kitaptan bin tane yayınlanıyor. Ve o belli okullara gidebiliyor. Ama yurt dışında daha çok okuyan olduğu için, çocuklar daha çok kitap okuduğu için çok yayınlanıyor. Bir eksisi de bu.

SİNAN ÖZTAŞ: Sizin çocukluğunuz ile şimdiki çocukların kitap okuma konusundaki tercihleri ve alışkanlıklarında farklılıklar var mı? Olumlu / olumsuz yönleriyle kitap okuyan çocukların yakın geçmişte gelişimini nasıl görüyorsunuz?

SİMA ÖZKAN YILDIRIM: Onu da şöyle konuşalım. Ben küçükken kitaplarda daha çok aile bireyleriyle ilgili şeyler vardı. Mesela benim çok sevdiğim bir kitap vardı. “Anneannem Askere Gitti”, “Anneannemin Gramofonu” Muzaffer İzgü diye bir yazarın kitabı. Hep böyle ailelerimizle ilgili kitapları okumayı severdik Şimdi daha çok fantastik kitaplar var. Mesela Harry Potter biliyorsunuz bu işi başlattı. Ben de Harry Potter’ı okudum. Sonra bir baktık fantastik kitapları herkes daha çok sevmeye başladı. Sizde de öyledir bence. Yeni çocuklar artık sizin gibi çocuklar, fantastik kitapları seviyor. Ve bence bu güzel bir şey Bu daha çok hayal gücümüzü geliştiriyor. Hiç tanık olmadığımız dünyalarla ilgili şeyler okumak bence bir çocuğun hayal gücünü daha çok geliştirir.

DENİZ PEKER: Hangi yaş grubuna hitap etmek daha yakın geliyor size?

SİMA ÖZKAN YILDIRIM: Anaokulu öğrencilerine bir de 1. sınıflara, 2. sınıflara. Çünkü ben bir anaokulu öğretmeniyim. Bütün günümü onlarla geçirdiğim için onları çok yakından tanıyorum. O yüzden daha kolay geliyor.

SİNAN ÖZTAŞ: Dünya ve Türk edebiyatından örnek aldığınız veya esinlendiğiniz yazarlar var mıdır? Bizim yaşlarımızdaki okurlarınıza sizin dışınızda hangi yazar ve kitapları önerirsiniz?

SİMA ÖZKAN YILDIRIM: Önce dünyadan söyleyeyim. Oliwer Jeffers diye bir yazar var. O benim en sevdiğim yazar. Aynı zamanda çizer aslında. Bence siz de bir bakın, çok seversiniz. Türkiye'den de kimi seviyorum? Bir düşünelim. Hımm. Tülin Kozikoğlu ‘nu çok seviyorum. Sedat Girgin var. Onun çizimlerini çok beğeniyorum.

DENİZ PEKER: İleride yazar olma hayali kuran çocuklara bol kitap okumaları dışında tavsiyeleriniz nelerdir?

SİMA ÖZKAN YILDIRIM: Bence en önemli şey çocukların günlük tutması. Ben çünkü çok küçük yaşımdan beri günlük tutuyordum. Yeni yeni bıraktım. Eskiden sürekli her şeyi günlüğüme yazardım. Bence en önemli şey bu. Çünkü insanın gördüklerini yaşadıklarını böyle bir günlüğe yazması onun yazma yeteneğini çok güzel geliştiriyor bence. Hem okuduğun kitaplardan bahsedebilirsin. Okulda yaşadıklarından bahsedebilirsin. Sonra benim yaşıma gelip onları okuduğunda onlar sana bir kitap gibi geliyor. Başkasının kitabını okuyormuşsun gibi geliyor.Her çocuk günlük tutmalı en büyük tavsiyem bu.

SİNAN ÖZTAŞ: Neredeyse seri kitaplarınızın kahramanı diyebileceğimiz Gece ile Gündüz karakterleriniz nasıl doğdu?

SİMA ÖZKAN YILDIRIM: Sait Faik Abasıyanık diye bir yazar var. Belki duymuşsunuzdur. Ben onu çok seviyorum. Onun da bir köpeği vardı. Hatta Sait Faik’ın Arap köpeğiyle bir fotoğrafı vardı. Ben o fotoğrafı çok beğenirim. Baktım oradaki köpek Kara çok tatlı bir şey. Bir yazarın arkadaşı. Acaba ben de köpeklerle ilgili bir kitap mı yazsam? Çünkü ben de köpekleri çok seviyorum. Sonra yanına dedim bir hayvan daha bulayım. Aslında herkesin kavga ettiğini düşündüğü kedi dedim. Aslında onlar iyi anlaşamaz diye düşünür herkes. Ama benim kitabımda onlar çok iyi anlaşıyor. Hatta hangisi erkek hangisi kız o bile belli değil kitapta. Ama asıl komik olanı ben evliyim, benim eşimle yaşadıklarıma çok benziyor Gece ve Gündüz.Biz çok iyi arkadaşız. Aynı evde yaşıyoruz. Onlar bizim maceralarımız gibi düşünebilirsiniz.

DENİZ PEKER: En özel bulduğunuz eseriniz veya diğerlerine göre biraz daha fazla beğendiğiniz, daha çok içinize sinerek yazdığınız kitabınız var mı?

SİMA ÖZKAN YILDIRIM: Son kitabım Pudra Şekeri Yağmuru en çok sevdiğim kitabım. Çünkü onda Küçük Prens var. Ve Küçük Prensi çok seviyorum. En sevdiğim kitap. O kitabı daha komik buluyorum. Bu yüzden en çok onu seviyorum.

SİNAN ÖZTAŞ: Hayatınızın slogan cümlesi var mı, kişiliğinize yakın gelen, veya sizi en iyi tanımlayan?

SİMA ÖZKAN YILDIRIM: Galiba yok. Çok eksik hissettim şu an kendimi.

DENİZ PEKER: Teknolojinin ilerlemesiyle birlikte görsel medyanın artması kitap okuma alışkanlığının önüne geçmeye başladı. Ancak teknolojiden vazgeçmek de imkansız. Bu durumu dengelemek için biz çocuklara önerileriniz neler olabilir?

SİMA ÖZKAN YILDIRIM: Şu olabilir. Mesela şimdi herkes bilgisayar oynamayı çok seviyor. Bir sürü şey çıktı. Artık onlarda da kitap okunabiliyor. Teknolojiyi çok seven çocuklar için mesela içinde resimlerin oyuna dönüşebildiği kitaplar var. Şu an Türkiye'de onlardan çok yok. Ama ilerde olacak. Onlardan kitap okuyabiliriz.

SİNAN ÖZTAŞ: Yazarlık dışında uğraştığınız başka meslekler veya hobiler var mı?

SİMA ÖZKAN YILDIRIM: Anlattığım gibi ben bir anaokulunda öğretmenlik yapıyorum. Yazarlık ikinci mesleğim. Hobim de aynı yazman da çünkü yapmaktan çok keyif alıyorum. Para kazanmak için yapılan bir iş değil. Keyif almak için yapılan bir iş. Onun dışında editörlük yapıyorum. Çevirmenlik yapıyorum. Bisiklete binmeyi çok seviyorum ve gezmeyi çok seviyorum.

DENİZ PEKER: Bizimle röportaj yapmayı kabul ettiğiniz için size çok teşekkur ederiz.

SİMA ÖZKAN YILDIRIM: Ben de çok teşekkür ederim. Çok güzel sorulardı.