|
EMPATİ

mpati günümüzde yaygın olara kullanılan terimlerin başında geliyor ama acaba kaçımız bu kelimenin anlamını tam olarak biliyoruz?
Empati, bir insanın, kendisini karşısındaki insanın yerine koyarak onun duygularını ve düşüncelerini doğru olarak anlamasıdır.
Empati kurabilen bir insan mutluluk, şaşkınlık, öfke, hayal kırıklığı, üzüntü gibi duyguların farkında olur. Önyargılardan uzaktır. Birinin yaşadığı bir olay sırasında kendini onun yerine koyup “Ben onun yerinde olsam ne yapardım?“ diye düşünebilir, böylece diğer kişinin ne hissedebileceğini anlar. Karşıdaki kişiyi rahatlatabilmek için onun neye ihtiyacı olduğunu tahmin edip buna uygun davranışta bulunur. Empati kurarak başkalarının neyi neden yaptığını anlayabilen kişi negatif durumlarla baş etmede de daha başarılı olur.
Dinleme ve empati diğer insanlarla ilişki kurma yolunda önemli meziyetlerdir. Çoğumuz günün %70’ini iletişim kurarak geçiririz, bunun %45’i ise dinleyerek geçer. Hepimiz dinlenilmek isteriz, görmezden gelinmek ya da yok farz edilmek küçük düşürücüdür. Dinlemek karşıdaki kişinin sözcüklerini duymaktan daha öte bir şeydir. O kişinin vermek istediği mesajı, içinde bulunduğu durumu ve duygularını gerçekten anlamak ve kabul etmek anlamına gelir. Empati kurabiliyorsak eğer dinlerken konuşan kişinin olduğu gibi kabul edildiğini hissettirerek güvenini kazanır ve bize daha yakın hissetmesini sağlamış oluruz. Anlamlı, daha yardımcı ve samimi arkadaşlıklar kurarız. Aklınızda kalan yakın arkadaşlarınızı, öğretmenlerinizi ve aile fertlerini bir düşünün. Sizin üzerinizde etki bırakmış insanların kuvvetli dinleyiciler ve empati yetenekleri gelişmiş insanlar olduklarını fark edeceksiniz.
Aslında gündelik hayatta zaman zaman bunu başarabiliyoruz. Pek çok kişi farkında olmadan yapabiliyor. Hatta empati için karşımızdakinin bir insan olmasına da gerek yok. Nietzsche, bir gün sahibi tarafından at arabasını saplandığı çamurdan çıkartması için kırbaçlanan atı gördüğünde kendini tutamayıp sahibinin ellerini tutmuş ve” Vurma!” diyerek ağlamaklı olarak yalvarmıştır.
Kızılderililerin tabiatla kurdukları diyalog onların empati yeteneklerinin ne kadar gelişmiş olduğunun göstergesidir. Kızılderililer ihtiyaçlarından fazla ağaç kesmezler ve ihtiyaçlarından fazla bizon öldürmezlerdi. Her çam yaprağı, vızıldayan her böcek onlar için kutsaldı. Geyik, at, büyük kartal, kayalıklar ve yeşil çayırlar hepsi Kızılderili ailesinin parçasıydılar.
Sonuç olarak empati yapabilmek, bunu başarabilmek sağlam bir kalenin kapılarını açan sihirli bir dokunuştur.
Matematik Öğretmeni
Aysel KILINÇ
|