FANTASTİK DÜNYALARA KAPILAR AÇAN YAZAR


antazya ve Bilimkurgu Sanatları Derneği’nin (FABİSAD) kurucuları arasında yer alan, Türkiye’nin ilk fantastik kurgu dizisi yazarı. Başka türlerde de ama en çok fantastik edebiyatta kalem oynatan, kitapları birçok dile çevrilen bizlere ilginç anlatımları olacağından emin olduğumuz yazar Barış Müstecaplıoğlu’nu söyleşi amaçlı ağırlıyor olmaktan Özel İstanbul Koleji olarak büyük bir mutluluk duyuyoruz. Fantastik dünyaların kapılarını açan yazarlık, fantastik edebiyat ve hayal gücü üstüne çocuklarımıza ilham olacağına inandığımız Barış Müstecaplıoğlu ile birlikte gerçekleşen söyleşimiz öncesi, Dirim Canda KEKOVALI ve Sarper GÖNÜLDEN’nin sorularını yanıtladı.
Dirim Canda KEKOVALI: Yazmaya olan ilginiz nasıl başladı? Eserlerinizde neden özellikle fantastik kurgu türünde yazmayı tercih ediyorsunuz ? F
Barış MÜSTECAPLIOĞLU: Açıkçası ilgim çok küçük yaşlarda başladı hatta sizin yaşlarınızdayken ufak ufak yazma denemeleri yapardım. Güzel kitaplar okuduğum zaman, okuduğum kitaplar gibi yazma denemeleri oluşurdu aklımda. Bunları da yazıya dökerdim. Okuduğum kitaplarda ise fantastik, bilim kurgu kitapları hoşuma giderdi o yüzden bu türlerde yazmakda benim için heyecan verici bir unsur oldu.
Sarper GÖNÜLDEN: Size göre fantastik edebiyatı besleyen unsurlar nelerdir? Siz nelerden besleniyorsunuz?
Barış MÜSTECAPLIOĞLU: Fantastik edebiyat da edebiyatın bir parçası o yüzden edebiyatı besleyen her unsur fantastik edebiyatı da besliyor. Bir fantastik edebiyat eserinde de karakterlerin güçlü olması, öykünün akıcı olması ve güzel bir dil kullanarak yazılması lazım bütün bu konularda kendimi beslemeye çalışıyorum. Fantastik boyutta ise hayal gücü lazım, hayal gücünü beslemek için ise mümkün olduğunca farklı kaynaklardan, kültürlerden Türk veya dünya kültürlerinden farklı bilgiler bularak yararlanmaya çalışıyorum.
Dirim Canda KEKOVALI: Boğaziçi Üniversitesi Mühendislik Bölümü mezunusunuz neden insan kaynakları alanında kariyer yapmayı tercih ettiniz?
Barış MÜSTECAPLIOĞLU: Çünkü bir insan sevdiği işi yaparsa daha başarılı olacağına inanıyorum o yüzden sevdiğim için yaptığım bir iş olmasını istedim. Kitap yazmak da sevdiğim bir iştir ama inşaat Mühendisliğini okurken çok fazla sevmemiştim. İnsan odaklı bir iş yapmayı istediğim için insan kaynakları alanına yöneldim.
Sarper GÖNÜLDEN: Sizce insan kaynakları ve yazarlık arasında nasıl bir bağ var?
Barış MÜSTECAPLIOĞLU: İkisi de insan odaklı işler. Bir roman yazarken bir dünya gözünden bakman gerekiyor senden farklı olduğunu anlamak için. O yüzden de insanı iyi tanımak gerekiyor. İnsan kaynakları alanında çalışırken de yine insanı tanımak lazım ki doğru insan için iş yaratabilmeliyiz.
Dirim Canda KEKOVALI: Fantazya ve Bilimkurgu Sanatları Derneği yani FABİSAD’ın kurucularından olduğunuzu öğrendik. FABİSAD nasıl kuruldu ve amacı nedir?
Barış MÜSTECAPLIOĞLU: Biz Fantastik ve Bilim Kurgu romanları yazmaya başladığımızda Türkiye’de bu türler çok fazla tanınmıyordu özellikle genç yazarlar kitapları çıkartacak yayınevi bulmaya zorlanıyorlardı. Biz de kendi yaşadığımız sorunları genç yazarlar yaşamasın diye onları desteklemek için böyle bir dernek kurduk. FABİSAD olarak öykü yarışmaları düzenliyoruz. Gençler bu yarışmalara başvuruyorlar. Burada başarılı gençleri keşfetmeye ve onlar için yeni kapılar açmaya çalışıyoruz.
Sarper GÖNÜLDEN: Fantastik yerine Fantazya kelimesini kullanmanızın özel bir nedeni var mı?
Barış MÜSTECAPLIOĞLU: Aslında biraz daha genel bir anlamı olduğu için kullanıyoruz. Fantastik Türkçede çok farklı şekillerde anlaşılabiliyor insanlar çok farklı kullanabiliyorlar çok beğendikleri şeyler için bile insanlar fantastik diyebiliyor. Bir de aslında fantazya biraz daha alt yapısını vurgulayan bir sözcük fantastik ise çok daha farklı anlamlarda kullanılabildiği için daha genel bir kelime olduğu için çok fazla kullanmıyoruz. Fantazya tek başına bir kelime iken fantastik çok şey ifade ettiği için fantastik edebiyatı da eklemek gerekiyor.
Dirim Canda KEKOVALI: Şu anda Türk Fantastik Edebiyat camiasını nasıl görüyorsunuz? Eskiye göre bir ilerleme var mı yoksa daha mı kötüye gidiyor?
Barış MÜSTECAPLIOĞLU: Son derece güzel gidiyor eskiye göre çok daha fazla kitap yayınlanıyor Fantastik ve bilim kurgu alanında çok başarılı genç arkadaşlar var. Derneğimize gelen, öykü yarışmasına gelen arkadaşlar var öykülerin de kalitesi arttı.Son zamanlarda çok başarılılar, bu da gelecek için bizi ümitlendiriyor tabi ki ..
Sarper GÖNÜLDEN: Bir yazın türü olarak, özellikle gençler arasında fantastik öykünün yükselişini neye bağlıyorsunuz?
Barış MÜSTECAPLIOĞLU: Aslında bu konuda pek çok farklı etken olmuştur bunların arasında. Bizim çalışmalarımız da gayet iyi olmuştur. Çünkü FABİSAD’ı kurduktan sonra bu türü tanıtmak için pek çok emek harcadık dergiler de gazetelerde yazılar yazdık, röportajlar yaptık, paneller düzenledik. Bu tür şeylerin de fantastik edebiyatının tanınmasına katkı sağladığını düşünüyorum. Ayrıca iyi bu tür fantastik romanlar çıkmaya başlayınca Türkiye de diğer insanları da bu alanda yazmak için cesaretlendirdi.
Dirim Canda KEKOVALI: Peki Türkiye’nin hayal gücüne ve fantastik edebiyatına bakışını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Barış MÜSTECAPLIOĞLU: Türkiye’de aslında hayal gücüne ön yargılı bir bakış var. Hatta hayalperest olmak kötü olarak gözükür ama aslına bakarsanız dünyada gelişim sağlayan şeyler aslında hayal gücüdür. Ne kadar akıllı veya kaç yaşında olursanız olun bir hayal gücünüz yoksa bir yaratıcılığınız yoksa çok sıra dışı işler yapamazsınız. Hayal gücünün geliştiği ülkelere bakarsanız bunlar fantastik bilim kurgu romanlarının yazıldığı ülkelere bunlar aynı zamanda bilimde sanatta farklı alanlar da da yaratıcı işler yapan ülkeler Amerika ve Japonya gibi. O yüzden Türkiye’de de biraz daha olumlu yönde ilerlemesini ümit ediyorum.
Sarper GÖNÜLDEN: Türk ve dünya edebiyatından örnek aldığınız yazarlar kimlerdir? Mutlaka okunması gerektiğini düşündüğünüz kişiler kimlerdir?
Barış MÜSTECAPLIOĞLU: Şimdi aslında mutlaka okunması gerektiğini düşündüğüm kişi yok çünkü okur ile yazar arasında kişisel bir ilişki olduğuna inanıyorum ben. Her okur her kitabı sevmez. Benim çok sevdiğim bir kitabı başka birisi sevmeyebilir. O yüzden yazar ismi vermeyi çok tercih etmiyorum. Burada önemli olan, insanın kendini ve neyi sevdiğini keşfetmesi ve sevdiği tarzda kitaplar okuması. Okurların sevdiği tarzı ve kitapları kendilerinin keşfetmesi en doğrusu olur.
Dirim Canda KEKOVALI: Yakın zamanda yeni bir fantastik kitap projeniz olacak mı ya da fantastik olmazsa bile bizi bekleyen yeni projeler ne olabilir?
Barış MÜSTECAPLIOĞLU: Son çıkan kitabım Osmanlı Cadısı’ydı. Aslında bilim kurguya yakın fantastik roman, ikisi de birbirine yakın kardeş türler diyebiliriz. Hayal gücünün çok geniş kullanılması gereken türler. Şu anda üzerinde çalışacağım roman da kafamda olan bir roman. Yine bir bilim kurgu romanı, İstanbul’da geçen bir bilim kurgu romanı yazmayı tekrardan düşünüyorum.
Sarper GÖNÜLDEN: Kendinizi bir kelime ile tanımlamanız gerekirse bu kelime ne olurdu?
Barış MÜSTECAPLIOĞLU: Bu çok zor bir soru, bir insanı bir kelime ile tanımlamak da pek mümkün değildir. Bir şey söylemem gerekiyorsa da yaratıcı veya hayal gücü geniş diyebilirim. Bir insanı bir kelime ile değil yüzlerce kelime ile tanımlamak çok olabilir.
Dirim Canda KEKOVALI: Kitaplarınız içerisinde sizin için ayrı yeri olan, en değer verdiğiniz kitabınız hangisidir ve neden?
Barış MÜSTECAPLIOĞLU:“Korkak ve Canavar” kitabımın ayrı bir yeri olduğunu söyleyebilirim. Benim bir yazar olarak kendimi öncelikle ispatladığım bir kitap olmuştu ama en iyi kitabım dersem aslında Osmanlı Cadısı diyebilirim çünkü insan yazdıkça yazmayı öğreniyor. Kendini geliştiriyor, her şey gibi yazmak da zaman içinde tecrübe ile gelişen bir beceri o yüzden 10 yılın tecrübesi ile Osmanlı Cadısı diyebilirim.
Sarper GÖNÜLDEN: Son olarak size kelime vereceğim. Kelimelerin, size çağrıştırdığı ilk kelimeyle cevap vermenizi rica ediyorum.
Barış MÜSTECAPLIOĞLU:
Başarı: Hayatta benim için en büyük başarı mutlu olmak
Mutluluk: Mutluluk da benim için başarıyı çağrıştırıyor.
Yazmak: Yazmak beni hayatımda mutluluğa ve başarıya ulaştıran şey
Aile: Yazmak ve yeni eserler üretmek
Çocukluk: Masumiyet ve fırsatlar
Dirim Canda KEKOVALI: Bizimle röportaj yapmayı kabul ettiğiniz için size çok teşekkür ederiz.
Barış MÜSTECAPLIOĞLU: Ben çok teşekkür ederim.