Serbest Kürsü
    
     Gezilerimiz

     Spor Faaliyetlerimiz

  
   Fen ve Teknoloji

     İngilizce

     Etkinliklerimiz


    Milli Günler

     Röportaj



     Resimlerimiz

     Şiirlerimiz

 

 
 

KANDİLLİ RASATHANESİ VE GÜNEŞE YOLCULUK

andilli Rasathanesi’ne gitmeden önce oranın sadece depremlerin şiddetini ölçen bir yer olduğunu zannederdim. Ama gittikten sonra orada çok farklı yerler gördüm. Bunların birincisi Güneş Fiziği Binası’ydı. Ben “güneş fiziği” diye duyunca nasa üssü gibi bir yer bekliyordum. Fakat güneş fiziği binasına geldiğimizde iki katlı eski güzel bir binayla karşılaştık. Birçok büronun bulunduğu binanın merdivenlerini sessizce çıktık ve en üst kata geldik. Orada geniş bir odaya girdik. Odanın tepesi geniş ahşap bir kubbeyle kaplanmıştı. İçerideki öğretim görevlisi bizi çok sıcakkanlı karşıladı ve kubbe şeklindeki çatıyı bir düğmeye basarak araladı. İçeriye süzülen ışıkla aydınlanan dev teleskop çok ilgi çekici görünüyordu. Teleskop yardımıyla gökyüzündeki olayların nasıl incelendiğini öğrendik. Güneşteki patlamalar ve diğer hareketlenmeler buradan izleniyormuş. Öğretim görevlisi bize burada yapılan ölçümleri anlattıktan sonra sorular sormaya başladı. Sorulan sorulara cevap vermek için yarışıyorduk. Fakat duvardaki farklı iki zamanı gösteren saatlerin ne işe yaradığı sorulduğunda hiçbirimiz cevap veremedik. Meğer bu saatlerin birincisi Greenwich İkincisi ise Türkiye’ye göre ayarlıymış. Gökyüzündeki herhangi bir olay Greenwich saatine göre tespit ediliyormuş. Uzun bir soru cevap bölümünden sonra güneş ve yıldızlar hakkında birçok bilgi öğrendik. Teleskopun ucundan kağıda yansıyan dairesel görüntü zaman geçtikçe elips şekline dönüşüyordu ve bu da hepimize dünyanın döndüğünü ispat ediyordu.

Oradan çıktıktan sonra sismoloji bölümüne gittik. Sismoloji bölümünde depremlerin şiddetini ölçen aletler gördük. Türkiye’nin çeşitli bölgelerine yerleştirilen yansıtıcılarla depremlerin şiddetleri ölçülüyordu. Şansımıza o gün Adana’da 5,3 şiddetinde deprem olmuştu ve biz sarsıntıların sismograflara yansımasını gördük. En son olarak Türkiye haritasında Türkiye’nin nerelerinde fay hattı olduğunu ve 17 Eylül’deki sarsıntıların kaydedilmiş grafiklerini gördük. Bu büyük deprem sırasında çizilen grafikler neredeyse kağıda bile sığmayacak kadar genişti. Üçüncü ve son bölüm olarak Hava Tahmin Bölümü’nde hava sıcaklıklarının ve hava olaylarının nasıl ölçüldüğünü ve tahmin yapmakta kullanılan aletleri gördük. Oldukça ilgi çekici bir geziydi. Derslerimizde öğrendiğimiz bilgilerimizi gerçek deneylerle pekiştirdik.

Serra TOKSÖZ 7 A